KCK davasının savunmasında operasyon firesi

KCK basın davasında avukatlar, bu davada da görev alan ÇHD'li avukatların tutuklanmasını kınayarak, "Yarın burada olacağımızın garantisi yoktur" dediler. Delil olarak yaptıkları haberler gösterilerek, KCK Basın Komitesi'ne üye oldukları iddiasıyla 32'si tutuklu 44 gazeteci ve basın çalışanının İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davanın 8. duruşması başladı.

Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin yanında bulunan büyük duruşma salonunda görülen duruşmada, 32 tutuklu ve 5 tutuksuz gazeteci ve basın çalışanı hazır bulundu. Duruşmanın başlamasının ardından söz alan tüm sanık avukatlarından Sinan Zincir, "CMK 202. Madde'de yapılan değişiklikle anadilde savunmanın önündeki engeller kaldırıldı. Diyarbakır'da yargıçlar tercüman aracılığıyla savunma alıyor. 3 yıldır PKK ve KCK yargılamalarında yargıçlar da avukatlar da usulü berbat etmiş olduk, müvekkilerimize tercümanlık yaptık. Avukatların görevi tercümanlık değildir. Müvekkilerimiz kendileri dertlerini anlatacaklar. Daha önce müvekkilerimiz savunma yapamadan haklarında mahkumiyet ve beraat kararları verildi. 8 Şubat Cuma günü yapılacak talep duruşmasında müvekkillerimize söz verilmesini istiyoruz. Tahliye ve niçin burada oldukları konusunda beyanda bulunmaları için müvekkillerimize söz verilmesini talep ediyoruz. Müvekillerimiz tercüman aracılığıyla tahliyelerini talep etsin" diye konuştu.

"Barış havasını bu ülkede koklamaya başladık"

"Kürtler Kürtçe konuştukça barış iklimi daha da fazla gelişiyor" diyen Avukat Zincir, "Ayrımlar ortadan kalkıyor. Barış havasını bu ülkede koklamaya başladık. Önümüz bahardır, barışın baharda geleceğine inanıyoruz. Cuma günü talep günü olacak. O gün biz avukatlar konuşmak istemiyoruz, Kürt Enstitüsü'nden gelecek tercümanlarla müvekkillerimizin konuşmasını istiyoruz" dedi.

Mahkeme Başkanı: "Yasa açık"

Davanın önceki duruşmalarında sert yönetimiyle dikkat çeken, avukatları, izleyicileri ve sanıkları jandarmaya salondan çıkarttırarak yargılamayı sürdüren Mahkeme Başkanı Ali Alçık ise, yasanın açık olduğunu ifade ederek, "Kabul edilen yasada iddianamenin okunmasından sonraki savunma aşamasında ve esas hakkındaki mütalaanın açıklanmasının ardından mütalaaya karşı savunmaların alınması aşamasında tercüman bulundurulacağı belirtiliyor. Ancak talebinizi değerlendireceğiz. Savcılık makamından bu konuda mütalaasını da soracağız" yanıtı verdi.

ÇHD'ye operasyonu kınadı

Tüm sanıkların avukatlarından Baran Doğan da Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi bir grup avukatın da davada yargılanan sanıkların avukatları olduğunu hatırlatarak, "Çağdaş Hukukçular Derneği avukatlarına operasyon yapıldı. Bir çok avukat gözaltına alındı ve 9 avukat tutuklandı. Biz bu komployu kınıyoruz. Operasyonda 11 Çelik kapı ve Kozmik Oda iddiaları gündeme getirildi" şeklinde konuştu.

Avukat Baran'ın bu sözleri üzerine Mahkeme Başkanı Ali Alçık, "Kınama işini dışarıda anlatın, basın açıklaması yapabilirsiniz" dedi.

"Benim burada olup olmayacağımın garantisi yok"

Avukat Baran da "Biz bunu her yerde söyleyeceğiz. Savunma yapan avukatlar burada yok. Onlar burada değilse, yarın benim burada olup olmayacağımın garantisi yoktur. Sanıklar yargılamanın her aşamasında söz alabilir, talepte bulunabilir ya da savunma yapabilirler. Çünkü CMK'da yeni delil sunma hakkı verilmiştir. Bu nedenle her aşamada duruşmada tercüman bulundurulması gerekmektedir. Savcının talebimizi değerlendiriken bu durumu da gözönünde bulundurmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Davada sanık sayısı 46'ya yükseldi

Mahkeme Başkanı Ali Alçık daha sonra duruşmaya gelen evrakları okudu. Alçık, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan bu davanın tutuklu sanığı Haydar Tekin ile yine İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde haklarında dava açılan İsmail Kayhan ve tutuklu Mikail Barut'un dosyalarının, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle bu dava dosyasıyla birleştirildiğini belirtti. 3 sanığı bulunan dosyalarla birlikte davada tutuklu sanık sayısı 33'e toplam sanık sayısı ise 46'ya yükselmiş oldu.

Mahkeme Tweet'terin peşinde

Alçık, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden mahkemeye gönderilen bir yazıya göre, sosyal paylaşım sitelerinde davayla ilgili de ifadeler yazan "Bahoz Deniz" isimli kişinin açık kimliğinin ve adresinin tespit edilemediğini bildirdi.

"Delil denilen fotoğraftaki o değil"

Bu arada davanın tutuklu sanıklarından gazeteci Çağdaş Kaplan aleyhine dava dosyasına delil olarak konulan bir fotoğraf da talep üzerine sanık avukatlarına sunuldu. İddianamede, Konya'ya bağlı Cihanbeyli ilçesinin Kandil beldesinin girişindeki tabelanın önünde zafer işareti yaparak fotoğraf çektiren bu kişinin sanık Çağdaş Kaplan olduğu öne sürülmüştü. Fotoğrafı inceleyen avukatlar, söz konusu kişinin Kaplan olmadığın iddia etti.

Duruşmaya yarın da devam

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan büyük salonda görülen duruşmada, TRT spikerleri tarafından iddianamenin okunmasına devam edildi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Ali Alçık, iddianamenin 538. sayfasının okunması sırasında, saatin 17.00 olmasını da dikkate alarak, duruşmayı sona erdirdiğini ve duruşmaya yarın devam edileceğini bildirdi.

Yarın devam edecek duruşmada, 800 sayfalık iddianamenin, 538. sayfadan itibaren okunmasına devam edilecek.