İzmir'de özel bir hastanede görevli Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zülfikar Danaoğlu, koroner anjiyografinin akciğer grafisi ya da kan tahlili gibi 'zararsız ve risksiz' görülerek bilinçsizce yaptırılacak bir tetkik olmadığını söyledi. Her göğüs ağrısında anjiyo yapılamayacağını belirten Uzm. Dr. Danaoğlu, "Anjiyo için kriterler; hastanın tipik şikayetleri olması, ailede 50 yaşın altında kalp hastalığı öyküsü olması, özellikle laboratuvar bulguları ve risk faktörleridir. Bunlar olmadan yapılan anjiyo yanıltıcı olabilir, neye müdahale edeceğinizi bilemeyebilirsiniz. Anjiyoya girmeden önce doktorun da kafasında bir plan olması gerekir" dedi.

İzmir Kent Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'nden Uzm. Dr. Danaoğlu, Türkiye'de 1990'lı yıllarda rutin şekilde yapılmaya başlanan anjiyonun, bilinçli uygulandığında hayat kurtardığına dikkat çekti.

Dr. Danaoğlu, anjiyonun her şeyin çözümü olmadığı gibi, anjiyo yapılan her kişinin de kalp hastası olmadığını kaydetti.

"Göğüs ağrılarında anjiyoyu doğru kullanmak gerekiyor" diyen Dr. Danaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir hastaya anjiyo yapılabilmesi için öncelikle göğüste baskı, yürümekle ortaya çıkan ağrı, eşlik eden bulantı, terleme gibi tipik şikayetlerinin olması gerekir. Anjiyo için ikinci kriterimiz hastanın efor testinin ya da sintigrafisinin bozuk olması. Yani kalple ilgili yapılan zorlayıcı tetkiklerde damar tıkanıklığını destekleyen sorun olup olmadığı önemli.

Aile öyküsü, sigara kullanımı gibi risk faktörleri de anjiyo kararını etkileyen diğer kriterler. Bunları dikkate almadan yapılan anjiyolar zaman kaybı ve risk yaratır. Bir soruya yanıt olarak yapılırsa çok yararlı ve hayat kurtarır. Hastanın şikayetini giderir. Anjiyo, akciğer grafisi çektirmek, kan tahlili yaptırmak gibi bir tetkik değil. Sonuçta hasta bir risk alıyor. Öyle rastgele, her önüne gelene anjiyo yapılmaz, yapılmamalı."