Başbakan Erdoğan, Koç-Ülker ortaklığının 5.7 milyar dolara kazandığı köprü ve otoyol ihalesinin iptal edilebileceğini açıkladı, “Otoyol-köprü meselesini tekrar masaya yatıracağız. Daha yüksek beklentimiz var. Zaten köprü ve otoyollardan ciddi parayı kazanıyoruz. O zaman bu rakamlarla neden özelleştirelim” dedi.

Başbakan Erdoğan dün Habertürk Televizyonu’nda ”Teke Tek Özel” programında katıldı. Koç-Ülker ortaklığının 5.7 milyar dolara aldığı köprü ve otoyol ihalelerinin iptal edilebileceğini söyleyen Erdoğan, Torunlar Grubu’nun 1.16 milyar dolara aldığı Başkent Gaz ihalesine de vize vermedi. Erdoğan özetle şöyle konuştu:

- İHALELERE İPTAL Belki biz bu özelleştirmeleri iptal edeceğiz. Değer daha yükselsin diye. Arkadaşlarla istişarelerini yapıyorum şimdi, işime gelmiyor. Örneğin diyelim ki otoyol meselesi, köprüler meselesini tekrar masaya yatıracağız. Daha yüksek beklentimiz var. Biz zaten köprü ve otoyollardan ciddi parayı kazanıyoruz. O zaman bu rakamlarla neden özelleştirelim? Peşin ödeme yapılacak deniliyordu, şimdi taksitlendirme falan da gündeme geliyor. Birilerinin daha fazla kazanması önemli değil. Burada karlılık olayını milletin lehine düşünmek durumundayız. Bu noktada arkadaşlarla bunun değerlendirmesini yaptık. “Biz sıkıştık, şu anda paraya ihtiyacımız var, bunu ne yapalım, yapalım” yok öyle şey. Türkiye artık o noktada değil. Türkiye artık malının kıymetini bilen bir noktada. Mesela, Başkentgaz’da da mesela biz 1.5 yakalamışız. şimdi. 1.5’u yakalamışsın, ödemediği için teminatı gitti, ama şimdi yeni gelen 1.100’le geliyor. Şimdi 1.5 yakaladığın yerde 1.100 verilirse, bunun hesabı sorulmaz mı? Türkiye bu kadar güçlü bir noktada olmuşken, enerjide bu kadar güçlü bir yere gelmişken, nasıl oluyor da bunu 1.100’e veriyorsun demez misin?

- KEPENK İNMESİN Biz 10 yıldır terörle mücadelenin içindeyiz. Aldığımız neticeye baktığımız zaman çok başarılı olduk. Şu anda güneydoğuda vatandaşlarımızın bize söylediği şu ’Siz bizim umudumuzsunuz, bizi ne olur ihmal etmeyin, bırakmayın. Biz yanınızdayız, arkanızdayız’. Bizim de sizden istediğimiz tek şey var, verdiğimiz mücadelede siz de bizi yalnız bırakmayın. Nedir? Kepenkleri indirmeyin. Niye Gaziantep’e, Şanlıurfa’ya giremiyor terör? Orada da benim Kürt kardeşlerim yok mu? Var. Niye? Direniyor. Aynı direnci diğerlerinin de göstermesi lazım. Mesela yatırım yapmıyor. Bu şehrin insanı yapmıyor. Bir şeyler yap, bir bedel öde...

- PKK’NIN 4 BOYUTU Bölücü terör örgütünün 4 boyutu var. Eskiden 3 dedim şimdi 4 diyeceğim. Bu boyutlar İmralı, Kandil, Avrupa ve parlamento uzantısı... Bu boyutlarla farklı farklı görüşüldüğünde hepsi ”İmralı ne derse biz onu yaparız” diyor.

- İMRALI’NIN ADIMI Bunda eğer samimiyseler şu anda İmralı, beklentilerimize cevap verecek noktaya doğru bir defa adımlarını atıyor. Nedir o? Bizim şu anda gördüğümüz şey, o da silahların bırakılmasından yana bir tavrın içerisine girmiş. Çünkü bakıyor ki, bu işin artık çıkışı bu. İktidar olarak yurt dışına çıkacaklar için eski hataları tekrarlamayacağız ve gitmeleri için elimizden gelen bütün imkanları seferber edeceğiz. Çıksınlar ve silahlarını gömsünler. Bitsin bu iş. Ondan sonra zaten herkes huzur içinde, hem bu ülkede mali noktada şu anda Güneydoğu’da, Doğu’da işsizlikten dem vuruyorsak işsizlik ortadan kalkar. Biz bölgede 36 katrilyon yatırım yapmışız, altyapı, üstyapı yatırımı. Bu yatırımı teröre rağmen yapıyoruz. Demek ki terör bu bölgeden sıyrılsa yatırımcının bu bölgeye girmesiyle yatırımlar 36 değil 72’ye çıkar. O zaman batıyla yarışır hale gelir.

- KAN BEYNİME FIRLIYOR: Adaya gittiler, geldiler. Mesajları verirken dikkat etsinler, bizi farklı mesajlar vermeye itmesinler. Biz mecbur muyduk, Diyarbakır’da cenaze törenine izin vermeye? Ricaları üzerine “peki” dedik. Bir sürece girdik çünkü. Konuşma yapıyorsun, barış barış en sonuna geliyorsun, “barışı istediğini söyleyen Başbakan Kürt kardeşlerimizi bombalıyor” diyorsun. Bunu söylediğin zaman kan beynime fırlar.

- TÜRK TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ Başkanlık sistemi illa olacak diye bir şeyimiz yok. Başkanlık sistemi olmazsa olmazımız değil. Ama milletimizden başkanlık sistemi gücünü alırsak, çok başlılıktan kurtuluruz, çok seri karar alma imkanı getirir. Burada üzerinde durduğum başlık, önreğin yarı başkanlık sistemi kendine has bazı doğruları var. Bunları alalım, ortaya bir Türk tipi başkanlık sistemi getirelim. Güçlü sistemi yine halk seçecek.

- TUTUKLU KOMUTANLAR Bizi dilhun eden bir konu. İlker Başbuğ’a, generallerimize kalkıp da “terör örgütü mensubu” demek, çok ciddi bir yanlıştır, bu affedilemez. Bunu söyleyenler bulundukları makam itibariyle kendilerini sağlamda görseler bile tarih onları affetmez. TSK bir örgüttür ama terör örgütü değildir. Anayasal bir örgüttür TSK. “Bu örgütün başıdır” dersen, eyvallah. Ama “terör örgütüdür” dersen, TSK’yı bu hale getiriyorsun, bu çok ciddi bir yanlış. Aynı şekilde emekli kuvvet komutanları var, bu noktadaki yaklaşım tarzları çok çok yanlış.

- KAÇAR MI? Belli makamlarda olan insanlar, bazı insanlar artık öyle bir hale getirmiştir ki, bu kaçar mı durur mu bunu bilir. Muazzafların içinde yurtdışı görevden gelenler olduğu gibi, emekli olup çağrılıp ifade verenler oldu. Tutuksuz yargılama kararı versen... Bir kişi kaçtı. Art arda olsa, böyle bir yola başvursalar, “kaçıyorlar” dersin. Ama böyle bir şey yokken yaparsan, sistemi farklı niyetlerde tehdit eder duruma giriyorsun. Bu TSK’da moral noktasında ciddi kayıp verdiriyor. Kardeşim ver kararını, niye geciktiriyorsun? Gece gündüz çalış. Benim 6 saat uykum var.

- TERÖRİSTİ BİLE BIRAKIYORSUN Tutuklama son seçenek olmalı. Teröristi bile bir kapıdan alıp diğerinden bırakıyorsun ama kalkıp G.Kurmay Başkanı’nı içeri atıyorsun. Niye içeri atıyorsun arkadaş, tutuksuz yargıla? Ben başbakan olarak üzülüyorum. Ben düşüncemi paylaşıyorum. Yargıya müdahale olarak değil bunun değerlendirmeye alınması noktasında söylüyorum. Sadece askerler için değil tutukluların geneli için böyle bir şeyi ortaya koyuyorum.